İçeriğe atla
Teklif / Bilgi Alın
Bereketim Tarım logosu
Bereketim Tarım
Yerinde çözüm, doğru karar
WhatsApp WhatsApp
07.03.2026

Öğrenilmiş Çaresizlik Kıskancında Türk Tarımı Başak Neden Boynunu Eğmiyor?

Başak büyüdükçe boynunu eğer! İnsan da tıpkı başak gibidir; olgunlaştıkça, bilgi ve beceri biriktirdikçe daha alçakgönüllü, mütevazı hale gelir. Ağırlaşır ve tevazu gösterir.

Öğrenilmiş Çaresizlik Kıskancında Türk Tarımı Başak Neden Boynunu Eğmiyor?

Yazar: Kadir KARABULUT Yayın: bereketimtarim.com.tr

Başak büyüdükçe boynunu eğer! İnsan da tıpkı başak gibidir; olgunlaştıkça, bilgi ve beceri biriktirdikçe daha alçakgönüllü, mütevazı hale gelir. Ağırlaşır ve tevazu gösterir. Başak boşsa boynunu eğmez. İnsan da olgunlaşamıyorsa, cebini ve zihnini bilgiyle dolduramamışsa kibrine yenik düşer; karşımızda sadece az bilgili, boş bir silüet görürüz.

Rakamların Söylediği ve Söylenmeyenler

Şubat ayı enflasyon verileri, Türkiye'de ekonomik baskının, özellikle de gıda cephesinde tüm şiddetiyle sürdüğünü ortaya koydu.

  • TÜİK Verileri: Aylık enflasyon %2,96, yıllık %31,53. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık artış %6,89, yıllık gıda enflasyonu ise %36,44.

  • Bağımsız Kaynaklar: İTO perakende fiyatlarda yıllık %37,88; ENAG ise yıllık %54,14 artış gösterdi.

  • Yaşam Maliyeti: Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32.365 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 105.424 TL'ye yükseldi. 2026 yılı net asgari ücreti olan 28.075 TL, daha şimdiden açlık sınırının altında kaldı.

Türkiye dünya gıda enflasyonu sıralamasında zirveleri zorlarken, tarım sektörü 2025'te %-8,8 küçülerek ekonomide daralan tek sektör oldu. Peki sebep? Yine don, savaş, dış güçler, lobiler ve Ramazan ayı dendi. Politikaların, planlamanın ve zihniyetin yanlışlığını haykıranlara karşı hep aynı savunma: "Ne yapalım, alıştık, başka çare yok."

Bu kabulleniş, sadece bir alışkanlık mıdır, yoksa “Öğrenilmiş Çaresizlik” mi?

Koltuk Sevdası ve Temsildeki Büyük Boşluk

Tarım sektörüne, sivil toplum kuruluşlarına, odalara, birliklere ve kamuya bir bakalım. Bugüne kadar:

  • KADIN Tarım ve Orman Bakanı,

  • KADIN Ziraat Odası Başkanı,

  • KADIN TMMOB Başkanı,

  • KADIN Ziraat Mühendisleri Odası veya Üretici Birlikleri Başkanı gördük mü?

Cevap basit: Hayır. Bu kuruluşların hepsinde "kadın kolları" veya birimleri var ama yönetimde kadın yok. Üstelik yıllar geçiyor, doğup büyüyoruz ama aynı başkanlar koltuklarında kalmaya devam ediyor. Ortada memurun, çiftçinin, mühendisin kanayan yaralarını çözen bir başarı var mı? Yok.

Gelişmiş ülkelerde kadın yöneticilerin sayısı arttıkça sorunların çözüme odaklı, hızlı bir şekilde aşıldığını görüyoruz. Acaba bu kurumların delegeleri arasında da sinsi bir "Öğrenilmiş Çaresizlik" mi kol geziyor?

Tarladan Kopan Umut: "Ekeyim de Ne Olacak?"

Geçtiğimiz haftalarda “Tahıl piyasasında büyük bolluk: Çiftçi için zor yıllar kapıda” diye yazmıştım. Dünyada buğday rekor kırıyor, küresel fiyatlar düşüyor ama bizde maliyetler yerinde sayıyor. Çiftçi haklı olarak soruyor: "Ekeyim de ne olacak?"

İşte öğrenilmiş çaresizlik tam burada, toprağa düşen tohumda başlıyor. Çiftçimiz deneme ve mücadele etme isteğini yitiriyor. Mazota, gübreye, elektriğe gelen her zam, verilen içi boş destek vaatleri insanımızın ruhunu yoruyor.

En tehlikelisi de budur: Çiftçi toprağı değil, önce umudunu bırakır. Torunlarına "Oku da memur ol, bu stresle yaşanmaz" diyen babalar, sadece ekonomik bir krizin değil, nesiller boyu sürecek bir Nesil Krizi'nin habercisidir. Belirsizlik yerini sahipsizliğe bırakmıştır.

Zihindeki Cam Duvarlar: Köpekbalığı ve Seligman Deneyleri

Psikolog Martin Seligman'ın ünlü deneyinde, elektrik şokundan kaçamayan köpekler, daha sonra kaçma imkânı verildiğinde dahi "Nasıl olsa kurtulamam" düşüncesiyle oldukları yerde kalıp acı çekmeye devam etmişlerdir. Çaresizlik, öğrenilmiştir.

Florida’daki meşhur akvaryum deneyini hatırlayalım. Aç bir barakuda köpekbalığı ile küçük balıkların arasına cam bir duvar konur. Köpekbalığı avına ulaşmak için defalarca cama çarpar ve sonunda pes eder. Araştırmacılar camı kaldırdığında, köpekbalığı diğer tarafa geçmek için hiçbir hamle yapmaz. Artık ortada bir engel yoktur ama köpekbalığının zihnindeki "Nasılsa geçemem" inancı, camdan daha sert bir duvara dönüşmüştür.

Cam Duvarları Yıkma Vakti

Bakanlık ithalatla günü kurtarıyor, Odalar basın açıklamasıyla vicdan rahatlatıyor, çiftçi ise kahvede söyleniyor. Sonuç? Toprak susuyor.

Oysa çözüm var. Çin’de milyonlarca çiftçi kooperatifleşti, Avrupa’da üretici birlikleri fiyat belirliyor. Biz niye yapamıyoruz? Çünkü korkuyoruz. Kooperatif deyince "Nasıl olsa dağılır" diyerek baştan pes ediyoruz.

Öğrenilmiş çaresizlik öğrenilebiliyorsa, unutulabilir de. Küçük adımlarla başlamalıyız:

  • Birleşin: Üç, beş çiftçi bir araya gelip toplu gübre alarak maliyetleri düşürebilir.

  • Üretin: Standart üretim yapıp kaliteyi birlikte koruyalım.

  • Hesap Sorun: Ziraat Odası'nı harekete geçirelim, sandıkta oyumuzun kıymetini bilelim.

  • Vazgeçmeyin: Eleştirelim ama toprağı işlemeye devam edelim. Bakanlığı çözüm üretmeye zorlayalım.

Önünüzdeki engeller karşısında iki seçeneğiniz var: "Ne yapsam boş" demek ya da "Çalışırsam yapabilirim" diyerek ayağa kalkmak.

Öğrenilmiş çaresizlik, tarımın en büyük ve en görünmez hastalığıdır. Mazot zammından önce umut tükenirse, hiçbir sübvansiyon işe yaramaz. Toprak susarsa memleket susar. Ama çiftçi ayağa kalkarsa, memleket doyar.

Bu karanlıktan çıkışın tek yolu; zihniyeti değiştirmek, bilime ve liyakate sarılmak, kadınların ve gençlerin yönetimde söz sahibi olmasını sağlamaktır. Cam duvarlar kalktı, artık yüzme vakti.


Çerez Kullanımı Bu web sitesi, deneyiminizi iyileştirmek ve güvenli hizmet sunmak için çerezlerden yararlanır. Tercihinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi